|
Dersimdeki
Azinliklar
Dersimli olanlar özellikle de yaslilar
bilirler ki bizde bir kac Türk köyleri vardir ki yeni isimlerini bilmem
ama eski isimleriyle Hozat ve Pertek te ve o bölgede ,Sagman, inciga,
asagida Cemisgezeke dogru ise Celedor ,Sinsor ..v.s
yillardir bu köyler
bu bölgeye yerlestirilmis bu azinliklarimiza hic bir zamanda
dersimliler saldirmamis malina mülküne bir zaval gelmemis hem baski ve
cebir de yok, olsaydi bir kayda gecerdi bir Maras, bir Sivas katliami
gibi tarihe gecerdi ve bizimde yüzümüz kizarirdi iyiki olmamis iste
Alevi - KirmancToplumunun Asalati burda kendini gösteriyor ve bu
komsular iki- üc Asirdir bir cümle Kirmancki veya Kurmanci konusamazlar
ve cevap veremezler, bize hep Kivra.... diye hitap ederlerdi Sagmanlar
köylerimize Tut , Bekmez, Üzüm, v.s getirip satarlardi bizlerde elimiz
avucumuzdakini bunlara verip alirdik, Bir Halka – bir Topluma ayit bir
insan, diger bir Halkin dilini ya Ticaret alis verisi oludugu yerde
ister istemez,( ticaret dili oldugu icin) mecburen ögrenir yada
zorlanirsa baski ve cerble ögrenir, aynen bizdeki gibi.
Ali Baran ile
Söyleşi "Celal Atmaca"
KEKE Baran sizi cogumuz taniyoruz
tanimayanlarimizda vardir muhakak site ziyaretcilerimize kendinizi
tanitirmisiniz?
Kisaca
anlatirsam Dersimliyim,1956 da dogdum 1978 de Ülkeyi terketmek zorunda
kaldim almanyaya geldim, Karlsruhe de ki Universite de Kimya bölümünün
daha basinda iken 1982 de ki Askerlerin Perlamentoyu fes etmesi ve o
karanlik dönemin baslamasiyla bizim ögrencilik döneminde ki
Diyarbakirda verdigim konserde Kürtce türkü söylememi Mahkemelerimin
tekrar ele almasiyla v.s..v.s bahnelerle Söyledigim Kürtce kilamlarim
(sarkilarin) irkcilik denildi ,türkiyeyi bölmek denildi ve T.C
vatandasligindan M.Demirag, Sanar yurdatapan gibi ilk cikarilan 13
kisiden biride benim,
Keke Baran sanat yasaminizda simdiye kadar
kac albüm yaptiniz ve bu albümleriniz hakkinda bizleri
bilgilendirirmisiniz ?
Halktan alinan
halka verilmeli
Aileden gelen geleneksel degerleri yeni
nesillere aktarmanin görev oldugunu belirten sanatçi, "önemli olan
halktan alinanin yeniden temiz bir biçimde halka verilmesidir"diyor.
Evet,
bazen düşündükçe kafamı duvara vurmak istiyorum. Be kardeşim diyorum
kendime, neden biz hudutlarımızın ötesinde hatta kıtalar ötesi
yazarları, önderleri, teorilerini ezberledik iyi hoş ama neden yanı
başımızda ki, bir Dersimli Dr.Nuri’yi, Seyid Rıza’yı ya da Teyip Ali’yi
göremedik, tanımadık ve anlıyamadık? ya da şöyle diyeyim: Çin Seddini,
Moskova’nın Kızıl Meydanı’’nı, Berlini, Parisi... merak edip durduk da,
yanı başımızdaki bir Harputu, Pertek’i, Kamag’ı ya da Diyarbekiri,
Urfayı, Mardin’i tanımayı oradaki ev yapma tekniğine inceleyipte
öğrenmeye çalışmadık?

Dersim’in kutsallığından günümüze ‘Teberik’
FERİD DEMİREL İSTANBUL (DİHA)
Dersim’in kültürel dokusunu müziğine yansıtarak Kürt müziğine özgün bir renk katan sanatçı Ali Baran 9. albümü ‘Teberik’i Baran Production olarak,Aydın Müzik etiketiyle yayınladı.
Haberin Devamı

Kültür Hazineleri nasıl göç edip gidiyor !
Sanatçı- Ali Baran
Evet, bazen düşündükçe kafamı duvara vurmak istiyorum. Be kardeşim diyorum kendime, neden biz hudutlarımızın ötesinde hatta kıtalar ötesi yazarları, önderleri, teorilerini ezberledik iyi hoş ama neden yanı başımızda ki, bir Dersimli Dr.Nuri’yi, Seyid Rıza’yı ya da Teyip Ali’yi göremedik, tanımadık ve anlıyamadık? ya da şöyle diyeyim: Çin Seddini, Moskova’nın Kızıl Meydanı’’nı, Berlini, Parisi... merak edip durduk da, yanı başımızdaki bir Harputu, Pertek’i, Kamag’ı ya da Diyarbekiri, Urfayı, Mardin’i tanımayı oradaki ev yapma tekniğine inceleyipte öğrenmeye çalışmadık?
Haberin Devamı
Ali
Baran'dan 'Evîna me'
AHMET NAZLIKUL
Kurt sanatci Ali Baran'in
yeni kaseti ve CD'si 'Evîna Me' adiyla cikti. 'Evîna Me',
Kurmanci ve Dimilkî (Zazakî)
lehcelerinde seslendirdigi 11 parcadan oluºuyor.
Kürt Müzisyenlerin Talepleri !
 Türkiye'de devletin Kürt kimliğine ilişkin her şeye bir asayiş sorunu olarak yaklaşan tutumu maalesef giderek toplumsal bir yaygınlık kazanmakta, bu tutumun olumsuz sonuçlarına Kürt Müziği ve müzisyenleri de maruz kalmaktadır.Devletin uygulamalarıyla sınırlı kalmayan ve bizce asıl teklikeyi barındıran bu toplumsal yaygınlık; basının, medyanın, sivil toplumun konuya yaklaşımında ve günlük hayatta her geçen gün sayıları artan saldırganca girişimlerde somutluk kazanıyor.
Örneğin, geçtiğimiz günlerde Kürtçe kursların çeşitli nedenlerle kapanmak zorunda kalışı ile ilgili olarak Türk medyasında yapılan değerlendirmelerde, Kürt müziğinin durumu oldukça manipülatif bir bakış açısıyla ele alındı ve kimi köşe yazarları kursların kapanması ile Kürt müziğinin durumu arasında paralellik kurdular. Bu yazarlara göre, kurslardan korkulacak bir şey yoktu. Nasıl ki önceki yıllarda Kürt Müziğine duyulan yoğun ilgi Kürtçenin serbest bırakılışının ardından yerini bir ilgisizliğe bırakmıştı ve buna kanıt olarak albüm satışları gösterilebilirdi aynı şekilde bu kursların da ilgisizlik nedeniyle kapanması normaldi. Hem kurslar hem de Kürt müziği ile ilgili alaycı tavrını gizlemeyen bu bakışın çarpıttığı gerçek şudur: Türkiye'de Kürtçe müzik yapanlar diğer dillerde müzik yapanlarla bugün de dün olduğu gibi eşit koşullarda mesleklerini icra edememektedirler.
Haberin Devamı
|
|
|